"Biz kendimizi çöplüklerden bolca malzeme toplayan paçavracı sinemacı sürüsünden ayırt edebilmek için "Kinoks"lar olarak adlandırıyoruz. Bu küçük panayır tüccarlarının alışverişleriyle "Kinoks"ların gerçek sineması arasında herhangi bir benzerlik yoktur. Çocukluk anılarıyla yüklenmiş Rus-Alman psikolojik-dram sineması bizce budalalıktan öte bir anlam taşımamaktadır. Kinoks, büyük ölçüde görkemli bir görüntü dinamizmine dayanan Amerikan serüven filmlerindeki, pinkertonvari sahneye koyuşlardaki yakın çekimlerle, hızlı geçişlere teşekkür eder. Bu iyidir, ama bütünüyle düzensiz ve kesin bir devinim araştırmasından yoksun olarak oluşturulmuşlardır. Psikolojik dramlara oranla bir üstünlüğe sahip olmalarına karşın, bunlar herhangi bir temelden yoksun, sıradan yapıtlardır. Kopyanın birer kopyasıdır. Biz ilan ediyoruz ki, eski romanlaştırılmış, tiyatrolaştırılmış ve diğer filmler cüzzamlıdırlar.
- Onlara yaklaşmayınız!
- Gözlerinizle dokunmayınız!
- Ölüm tehlikesi vardır!
- Bulaşıcıdırlar!
Biz sesleniyoruz: Romanın tatlı kucaklamasından, psikolojik romanların zehrinden, aşk tiyatrosunun sıkıcılığından kaçın! Müziğe sırt çevirin! Bize özgü bir ritim, bir ölçü, bir malzeme araştırması ile, geniş alanlar, dört boyutlu bir uzay (3+zaman) kazanalım." Dziga Vertov.
1926'da, Sovyetler Sineması'nda, "Kino-Glaz Eğitim Programı" çerçevesinde bir manifesto yayınlanır. Bu manifesto yalnızca sinemanın biçimsel yanına yönelik değil, aynı zamanda ideolojik bir duruşu da ön plana çıkarır. Başka bir deyişle bu manifesto tüm Batı Sanatı geleneğine karşı bir tavırdır:
- Drama halkın afyonudur!
- Kahrolsun beyaz perdenin ölümsüz kralları ve kraliçeleri. Yaşasın sıradan, günlük işlerin başındaki ölümlü insanlar!
- Kahrolsun burjuva senaryoları!
- Drama kapitalistlerin elinde ölümcül bir silahtır. Biz bu silahla devrimci günlük yaşamımızı sergileyerek silahı düşmanımızın elinden alacağız!
- Modern drama da eski dünyanın bir artığı, devrimci gerçeğimizi eski şekillere sokma çabasıdır!
- Kahrolsun günlük yaşamımızın tiyatroda sahnelenmesi. Bizi olduğumuz yerde yakalayıp çekin!
- Senaryo üzerinde uydurulmuş bir masaldır. Biz kendi yaşamımızı yaşarken üzerimize biçilen görüntülere boyun eğmeyeceğiz!
- Herkes kendi işini yapsın, başkasının işini engellemesin! Sinemacının işi bizi, işimizi engellemeyecek bir şekilde çekmektir.
- Yaşasın proletaryanın devrimci Sine-Gözü!
Kinoglaz Eğitim Programı 1926 S.S.C.B

0 yorum:
Yorum Gönder